Güven nedir?

Çocuklarla güven ilişkisi kurmak kolay mıdır sizce?

İlk aylarda kesinlikle çok kolay. Ancak 1-2 yaş arasında çocukların kimlik oluşturma dönemlerinde güven ilişkisi kurmak, biraz zaman, emek ve sabır istiyor.

Türk Dil Kurumu açıklamasına göre isim olarak güven, korku, çekinme, kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu olarak tanımlanmaktadır. Güvenmek ise, güven duymak, itimat etmek demektir.

Güven duygusu aslında en gerçek duygulardan biridir. Hayatta kalmak için güveniriz. Evrimsel sürecimiz incelendiğinde güven duygusu, avcı-toplayıcı atalarımızın hayatta kalma mücadelesine kadar eskiye dayanmaktadır. Güven, ilkel bir davranış gibi gözükse de, karşımızdaki kişiden istenen veya kişiye sunulan bir duygu değildir. Güven, farkında olmadığımız ve hayatımızın çoğunda olan, hissettiğimiz bir duygudur. Güvendiğimizde kaynağını sorgulamayız. Güven duygumuzu kaybettiğimizde, farkına varırız.

Güvenilir bir insan nasıl olunur? Kimlere güveniriz? Ne zaman güveniriz? Bilmiyoruz. Bu duygu tamamen içsel olarak hissedilir.

Genel olarak güvenilir insanların;

Sözünü tutan,

Söylemleri ile yaptıkları bir bütünlük sergileyen,

Dürüst olan,

Sorumluluk sahibi olan insanlar olduklarını söyleyebiliriz.

Çocuklarda güven duygusu anne karnında başlar ve 2 yaşına kadar devam eder. Bu dönemde anne, çocuğunun her türlü fiziksel ve duygusal ihtiyacını karşılayarak, güven duygusunun sağlıklı olarak gelişmesine yardımcı olur. Daha sonra da aile içi iletişim ile bu duygu şekillenir. Güven konusunda en rahat olduğumuz yer, ailemizin yanıdır. Bizleri, hepimizi, savunmasız bir halden, güçlü bir hale getiren tek yer ailemizin yanıdır.

Bebek doğmadan önce annenin bebeği hakkındaki duygu ve düşüncelerinden başlayarak bebeğin güven bağı şekillenir, bebek doğduğunda anne kendini bebeğine yakın hisseder. İlk 6 ay bakım, destek ve korunma bekleyen bebek, 7 aydan sonra bakım vereninden ayrılmak istemez ve ağlar. Bu zamanlarda bebeğin bakımından birinci derece sorumlu olan kişi, genellikle anne bu tepkilere duyarlı, istekli, sözel ve dokunma ile gecikmemiş cevaplar verirse, sağlıklı bir bağlanma ve takibinde sağlıklı bir ayrılma gelişir. Daha sonrasında ise, bebek etrafı keşfetmek için uzaklaşmaya başlar, ancak her zorlu durumda öz bakımına geri dönerek destek bekler. Sağlıklı bağlanma ve güven kurulan ailelerde sosyal ilişkiler daha kolay gelişir.

Güvenmek, insan olmanın gereğidir. Zamanla gelişebilir veya yok olabilir.

Güven duygumuzu hem birbirimizle, hem de çocuklarımızla sağlıklı hale getirmek için geç kalmadan, harekete geçmemizin vakti gelmedi mi?

Yazımı Voltaire’in bir sözü ile bitirmek istiyorum; ‘Kendine güvenen herkes dünyayı idare edebilir’.

Sağlıklı günler dilerim.

Dr. Sabahat Karakaşlılar