COVID-19 günlüklerim; neler öğreniyorum? (3)

Zaman nedir?

Zaman, ardı ardına gelen anların devamlılığının bir algılanma biçimidir. Zaman ancak duyularımız çalıştığında ve biz fark ederek algıladığımızda anlam kazanarak bir boyut oluşturur. Önce eylemi başlatırız, hareketi gerçekleştirirken de karar veririz. Bir örnekle açıklamaya çalışırsam, önce saçımızı karıştırırız, elimizi saçımıza götürürken, başımızın kaşındığına karar veririz ve bu zaman diliminde, o an’da başımızı kaşırız.
Kelimeler, ağzımızdan zaten dökülürler, biz hangi kelimeler ile konuşmak istediğimize ise durduğumuzda, özgür irademizle karar veririz. Yapmakta olan halde değil de, durmakta olan halde kaldığımızda ise, farkında olarak yani an’da kalarak, özgür irademizle, zamanı oluşturacak olan ardışık eylemimizin ne olduğunu ve tepkiye vereceğimiz cevabımızın hayatımızı hangi niteliklerle bezeyeceğini seçmiş oluruz.
Zamanı kendi özgür irademizle ve farkında olarak yaratmak muazzam bir hoşluk duygusu olsa gerek.

Soruyorum; her 24 saat aynı mıdır?

Zamanların ardışıklığını yani boyut kazandırma eylemini biz seçtiğimiz için, hayır, her 24 saat aynı değildir.
Düşünür müsünüz, sevdiğiniz insan ile görüşeceksiniz ve belirlenmiş sadece 1 saatiniz var. Zaman su gibi akıp geçebilir ve o 1 saat asla yetmez.
Yine düşünür müsünüz, yetiştirmek zorunda olduğunuz bir göreviniz var ve belirlenmiş sadece 1 gününüz var. Zaman durabilir ve o 1 gün asla geçmez.
Zamanı duyularımız ve duygularımız olmazsa, boyut olarak ölçemeyiz. Fark ederek, farklılıkları hissederek, ihtiyaç duyarak, zıtlıkları ortadan kaldırmaya çalışmadan, teslim olmadan anlamaya çalışarak kendi an’larımızı yaratarak, kendi zamanımızı ve dolayısı ile hayatımıza anlam kazandırarak zamanı algılayabiliriz.

Varoluş kuramına göre, bulunacağımız yer aslında bulunduğumuz yerdir ve oraya doğru hareket ederiz.

Bakalım yolculuğumuz bizi nereye götürüyor?
Öğrenmek için biraz durmaya ne dersiniz?

Dr. Sabahat Karakaşlılar