Mavisi, yeşili, kokusu bir başka güzel; Kuzey Ege

Beni tanıyanlar, çalışmanın ve seyahat etmenin benim için ne kadar önemli olduğunu bilirler. Kendimi her yolculuk öncesinde sıkı bir disiplin içinde çalışırken ve daha gitmeden kendimi o yerlerde geziyor buluyorum. Döndüğümde ise yaşadıklarımı elimden geldiğince, kalemim, dilim döndüğünce yazıya dökmeye çalışıyorum.  Her açıdan bakınca, tarif edilemez bir keyif, ve mutluluk oluyor benim için, hele ki gideceğim yer Kuzey Ege ise…2019 yılında Ağustos ayında yaklaşık 7 günlük yolculuk maceramızı, önderliğim ve kaptanlığım ile Bursa’dan başlayarak, Kuşadası’na kadar belirli noktalarda konaklayarak ve çoğunlukla görmediğimiz rotalarda ilerleyerek gerçekleştirdik. Yolların tadına, kokusuna, dansına vardım diyebilirim. Tabiiki böyle bir yolculukta önemli olan, iyi bir yardımcı kaptandır; sevgili annem.

Kendinizi ait hissettiğiniz yerler var mıdır?

Bu sorumun cevabı benim için kesinlikle kuzey ege ve özellikle Assos.

Bu yazımda Assos ile ilgili çalışmalarımdan derlediğim yazımı paylaşmak istiyorum. Duygularımı tam olarak aktaracak kelimeleri ise maalesef henüz bulamadım… Yorumlarınızda cevaplamaya çalışalım beraber.

Behramkale (Assos);

Çanakkale ilimizin yaklaşık 90 km güneyinde Ayvacık ilçesine bağlı bir köy Behramkale, antik çağlardan gelen ismi ile Assos, Babakale ile Küçükkuyu beldeleri arasında uzanan bir bölgeye yerleşmiştir.

Assos, tarih boyunca pek çok imparatorluğa ev sahipliği yapmıştır. Midillililer, Persler, Roma ve Bizans egemenliğinden sonra 1330 yılında Osmanlı egemenliğine girmiştir.

Assos akdeniz ikliminin hakim olduğu topraklara sahip. Yazları denizden esen rüzgar sayesinde çok sıcak hissedilmiyor.  Deniz suyu sıcaklığı ise, soğukluğu da denilebilir, en fazla 24-25 derece olmakta.

Köy halkı genellikle zeytincilikle uğraşmaktadır. Denize hakim bir coğrafya olmasına rağmen denizcilik ve balıkçılık yaygın değil. Turizm ise son 15-20 yıldır halkın en önemli geçim kaynağı olmuştur. Köyün yerleşim alanı Assos antik kent surları içinde olduğundan ve antik liman ile de bağlantılı olduğundan, 1981 yılında başlayan arkeolojik kazı çalışmaları halen devam etmekte ve bölge halkının turizm gelirlerine önemli bir katkı sağlamaktadır. Köyün tepesinde M.Ö 6.y.y inşa edilmiş olan Athena Tapınağı, amfi tiyatro, agora, nekropol kazılar sonucunda ortaya çıkarılmış ve günümüzde Kültür Bakanlığı himayesinde korunuyor.  Assos antik liman ise  1960’lı yıllara kadar aktif olarak meşe palamudu ve zeytin ihracatı için kullanılmış, günümüzde ise butik otel ve restoran işletmeciliğine açılmış.

Tarihçe;

Assos’ta M.Ö 3000’li yıllardan itibaren yaşam olduğu yapılan arkeolijik kazı çalışmalarında ortaya çıkarılmıştır. Şehir, volkanik andezit kayalıkları üzerine kurulmuştur. Özellikle Roma döneminde şehir büyük bir gelişim göstermiştir. Anadolu’da Hristiyanlığı en erken kabul eden şehirdir Assos.  Şehir çevresinde hayvancılık, zeytincilik ve üzüm bağları dolayısı ile şarapçılık önemli geçim kaynaklarıdır. Ayrıca demir ve gümüş işlemeciliği dolayısı ile M.Ö 4.y.y sikke basımı gerçekleşmiştir. Basılan sikkelerde şehrin koruyucu tanrıçası Athena, Medusa başı, üzüm salkımı gibi semboller bulunmaktadır. Denize yakın liman kenti olması dolayısı ile de ihracat önemli yer tutmuştur.

Bilinen önemli 2 isim;

1-Aristo;

Assos’un felsefe dünyasında da özel bir yeri bulunmaktadır. Aristotales, M.Ö 384 yılında doğmuş, batı düşüncesinin en önemli filozoflarından biri olan antik yunanlı bir filozoftur. Fizik, gökbilim, felsefe, zooloji, mantık, siyaset ve biyoloji konularında eserleri vardır. Hocası Platon’un ölümünden sonra Assos’a gelen Aristo, şehrin yöneticisi olan Hermenias’ın siyasi danışmanı ve hocası olmuş ve burada M.Ö 344 yıllarında felsefe okulu kurmuştur.

Aristo’nun asıl büyüklüğü, ele aldığı her konuyu sistematik olarak incelemesidir. Öncelikle ele aldığı konuyu belirler, konu ile ilgili olarak olguları ve söylenmiş olanları toplar, sonrasında kendi anlayışını temellendirmeye çalışır ve en son olarak kendisinden önce söylenmiş ve oluşturulmuş teorileri eleştirir. Aristo’nun günümüze kadar geçerliliğini koruyan pek çok teoremleri ve anlayış kuramları vardır.

Günümüzde felsefe ile uğraşanlar için Assos, felsefe toplantılarının düzenlendiği bir yer olarak geçerliliğini sürdürmektedir.

2-Athena;

Yunan mitolojisinde Athena, zeka, ilham, sanat ve savaş tanrıçası olarak geçmektedir. Olympos tanrılarından biri olan Athena, babası Zeus’tan savaş yeteneğini, annesi Metis’ten ise bilgelik özelliğini almış, kentli ve medeni bir yaşamın koruyucusu olmuştur. Athena, babası Zeus’un kafasından, zırhına bürünmüş bir şekilde doğduğundan, yenilmez tanrıça özelliğini taşır. Atina şehrinin kurucu ve Assos şehrinin koruyucu tanrıçasıdır. Tanrıçanın sembolleri ise miğfer, kalkan, mızrak, zeytin dalı ve baykuştur. Zeytin dalı barışı, baykuş bilgeliği, Medusa başı sembolü olan kalkan ve mızrak ise savaşın strateji ve zeka yönünü temsil etmektedir. Tanrıça Athena savaşlarda oluşan anlaşmazlıkları çözüme ulaştırmak sureti ile tarafları barışa yönlendirmektedir. Athena, savaş ve barışı korumak adına güçlü özellikleri sebebiyle hiçbir erkekle beraber olmamış, bu nedenle ayrıca cinsel mütevaziliğin ve tanrısal gizemin daimi koruyucusu rolünü de üstlenmiştir.

Yazımın ilk bölümü olsun.

Sevgiyle kalın.

Dr. Sabahat Karakaşlılar

4 Responses

  1. Asosu bende cok gezdim.ve hep aklima acaba buralarda bizler degilde baska bir millet olsaydi örneğin en yakin olduklari icin Yunan veya İtalyan yine böyle ilgisiz viran durumda kalırmıydi diye gelir.bunu da aklima getiren cok sebeb var.

  2. Çanakkale; yeşili, mavisi ve tarihiyle çok önemli bir yer. Yazınızın devamını bekliyoruz.

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir