Annelerin korkulu rüyası; ‘Çocuğum yemek yemiyor!’

Dünyamız zor günlerden geçiyor. Bizler de toplum sağlığını koruyan ve gözeten bireyler olarak evlerimizde izolasyonda kalıyoruz. Bu zor günlerde bir yandan aldığımız haberler ile tedirgin
oluyor, bir yandan da kendimizi nasıl oyalacağımızı düşünüyoruz.
Gördüğüm kadarı ile evde kalmak yemek yemek ile ilişkilendirildiğinden, çoğumuz mutfaktayız. Anne elinin değdiği her şey muhteşem olur elbette, ancak, peki ya çocuklarımız yemek istemezse? İşte bu sorunun cevabı hüsran oluyor genelde.
Gelin çocuklarda iştahsızlık denildiğinde onları nasıl anlamamız gerektiğine bir bakalım.

Yemek yemek insanlık için önemli bir sosyal faaliyet olsa da, asıl amacı hayatın idamesi için gerekli maddelerin alınmasıdır. Hayatın ilk yılında bebekler çok hızlı büyürler, daha sonraki yıllarda büyüme hızı yavaşlar. Özellikle okul öncesi büyüme dönemindeki çocuklarda bu hız daha yavaşlar. Dolayısıyla çocuklar yemeğe ihtiyaç duymazlar. Bu durum karşımıza iştahsızlık olarak yansır. 
Çocuklar büyümelerine yetecek kadar yiyerek yeterli kaloriyi alırlar ve bu sağlıklı bir durumdur. Küçük çocukların günlük kalori ihtiyacı 1000 kaloridir ve kendi enerji ihtiyacını anlarlar. Bu durumda ebeveynlerin görevi çocuklarına sağlıklı beslenme alternatifleri sunmaktır. Öncelikle çocuklara yaşına uygun porsiyon halinde yemekleri sunmak gerekir. Okul öncesi çocuklar için uygun porsiyon yetişkin öğününün 1/4üdür. Büyük porsiyonlar ve çocukların istemeden bitirmelerine zorlamak onları sıkabilir, yemekten soğutabilir ve daha az yemelerine sebep olabilir. 
Tabağındaki yiyeceklerden hangisini ve ne kadarını yiyeceğinin kararını çocuklara bırakmakta fayda vardır.
Hiçbir şey yemek istemezse, bir sonraki öğünde acıkacağından mutlaka bir şeyler yemek isteyecektirler.  Çocuklar açlıklarını sıvı gıdalar ile baskılayabilirler. Günlük 500 ml süt içmeleri günlük yeterli kalsiyum almalarını sağlar. 
Çocuklar yeni yiyeceklere ve damak tadına genellikle kapalıdırlar. Yeni yiyeceği yemesi için zorlamamak, ancak bu yeni yiyeceği sabırla tekrar tekrar sunmak ve sizin de iştahla yemeniz gerekir. 
Çocuklarla birlikte yemek yerken genellikle pazarlıklardan kaçınmak gerekir.
'Yemeğini yersen çikolata veririm';
'Haydi bir kaşık daha' gibi söylemler çocukların tam tersine daha az yemelerine sebep olabilir. 
Yemek için var olan seçenekleri ve menüyü birlikte seçmek, çocuğunuzun da yemeği hazırlamaya yardım etmesi, ne yiyeceği konusunda karar vermesine yardımcı olacaktır. Birkaç yemek önerisinde bulunup, birini seçmesini isteyebilirsiniz.
'Bu akşam sebze istermisin?'; yerine 'Bu akşam bezelye mi, taze fasülye mi istersin?' gibi seçenekli
sorular ile kontrolü ona bırakabilirsiniz. 
Biliyorum, çocuklar ile birlikte iken sınırlarınızın zorlandığını, tahammül seviyenizin aşıldığını hissettiğiniz zamanlar olacaktır. Tüm bu zorlu anlara rağmen, çocuklarınızla geçirdiğiniz her anınızın damak tadına varacağınız neşeli sofralar ile geçmesi dileğimle.
Sağlıklı günler dilerim.

DR. SABAHAT KARAKAŞLILAR

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir